Sepetiniz şu anda boş!
Yazar:
Paylaş
Cansev Çetin’den Soğuk Bir Gecede Yaşanan Metaforik İçsel Kaçışın Ateşli Hikayesi
Metrodan çıktım. Çok soğuk, çoktan kararmış bir hava. Delice bir Şubat soğuğu işte.
Önümde biri dikilmiş sigarasını yakmaya çalışıyor.
Ne ayak bu, yolu da engellemiş.
Otobüse yetişmem lazım ya çekil şurdan be adam.
Çakmağı yanmıyor sanırım.
Kapüşon kafalı arkasına döndü.
Ben varım arkasında.
Ateşiniz var mı dedi.
Ateşim var ama sigara kullanmıyorum dedim.
Durdu.
Bir kıvılcım mı lazım yoksa hasta mısınız dedi?
Kelimeler… kelimeler… Binbir çeşit anlamlı kelimeler…
İçimden kikirdedim.
Hayır dedim.
Anladı mı acaba diye buz kestim kaldım bir an. Şok oldum yani.
O zaman neden oyalıyorsun beni dedi.
Ama ateş için biraz çaba gerekir dedim.
Durdu.
Bir adım attı bana doğru.
Eyvah, anladı mı yoksa ne demek istediğimi, anladıysa yandık…
Gözlerindeki hareler alev çemberine dönüşüp kabardı. Kabardı ve büyüdü. Sonra vücudunun diğer yerleri de kabardı… Adam tam bir yürüyen alev. Artık onun da ateşi var… Ama hasta değiliz…
Ben korktum, sadece dalga geçmiştim…
Bir adım daha yaklaşmış ne ara yaklaştı…
Ateşimi ona vermeyeceğimi anladı sanırım.
Çok öfke abicim, bu ne öfke. Bu kadar öfke fazla abicim diyorum içimden. Bir adım geri attım.
Herkesle dalga geçilmez bunun matematiği neydi ya birisi öğretmemiş mi bunu bana.
Ateşin bol olsun dedim.
Koşmaya başladım.
Kovalandım.
Hiçbir zaman kovalanmadığım gibi.
Demek böyle mi oluyormuş.
Uf hayır saçmalama o öyle bir şey değil. Kovalanıyorum hala. Neden durmuyor ki. Hani hızlı koşuyordum ben? Ayy aman o koşmak da bu koşmak değildi değil mi? Yürüme ile koşmayı zaten hiç ayarlayamadım ki.
Nefesim kesilmek üzere. Keşke diğer koşmalarımda da nefesim kesilse de dursaydım. Ama ateşimi görmüşlerdi o an, duramazdık… Şu an durum başka kızım.
Duramadım hiç. Yine durma. Şaka kaka olacak yoksa.
Arkama bakmak için zamanım yok, dönemiyorum ama nefesini duyuyorum, ayak sesi benimkine karışıyor onu tam ayırt edemiyorum. Umarım başka türlü bir şeyi bana karışmaz.
Arkama çok baktım. Ah bu arkam beni ne hallere düşürdü. Bunları düşüneceğime atlatmayı düşünsem… Av olduk durduk yere iyi mi?
Anlamaz sanmıştım. Ama tabi herkes benden zeki, daha zekice yap bir dahakine şunu.
Kaç kilometre koştuk lan. Vereceğim şimdi şurda son nefesimi. Nereye koşuyorum ben. Düşünmekten adam akıllı bir yere de koşamadık. Şu kalabalık durağa karışıp kaybolmalıyım. Ama ya benim içimdeki ateş ne olacak? Kaçış ne zaman kurtuluş oldu ki zaten. Ancak ateşimi büyüttü. Adamın aklında ateş yoktu onun aklına da düşürdük…
Cansev Çetin, gündelik bir anın içinden doğan gerilimi anlatıya dönüştürüyor.
“Ateşiniz var mı?” sorusuyla başlayan bu kurmaca, sıradan bir karşılaşmanın nasıl da olağanüstü bir kovalamacaya dönüşebileceğini düşündüren ateşli bir hikaye örneği.
Yaz ve Yarat Çemberi üzerinden daha fazla hikayeye erişebilirsiniz.