Yaz ve Yarat Çemberi

GECE SUSTU

İllüstrasyon:Aİ&Canan Kılınç

Sonra gece sustu. 

 

‘Haydi anlat’ dedi. Kısa bir sessizlik anı yerini inceden başlayan yağmurun sesine bıraktı. ‘Yağmur anlatır’ dedim geceye ve sustum. Yağmur geceye baktı – biraz heyecanlanmış olmalı ki- sularını çılgınca toprağa, camlara ve çatılara vura vura anlatırken, işin içine karışmadan duramayan rüzgar bütün hiddetiyle yağmurun sözlerini böldü; oraya buraya savurdu. 

 

Kadın oturduğu masadan kalktı, kapıyı sonuna kadar açtı; terasa çıktı. Geceye, yağmura, rüzgâra aldırmadan gökyüzüne baktı. ‘Yıldızlar’ dedi ‘yıldızları nereye sakladın? ‘ Gökyüzü cevap vermedi. Çocukluğu hep yıldızlara ulaşıp onların arasında sıradan bir göktaşı olarak varlığını sürdürme hayaliyle geçmişti. Hatırladi ki o yıllarda ne zaman sokağa çıksa önce bi gökyüzüne selam verir, bu hayalinin gerçekleşmesini dilerdi. Birden yağmurun ve rüzgarın sustuğunu, gecenin yerini tan ağartısına bırakmaya başladığını farketti. Ne kadardır terasta öylece kaldığını bilemedi! üşümüş, sırılsıklam olmuştu…Saçlarından süzülen yağmur gözyaşlarıyla karışmıştı. Dilini çıkararak bu karışımı dudaklarından içine doğru yolcu etti. Aklına ” dil çıkarmak” deyimi geldi. Gülümsedi o an, galiba hafiften alaycı bir gülümsemeydi…Hayata dil çıkarmak, eh dili de uzundu hani Pekala hayat üstü kalsın, benim senin altından girip üstünden çıkmışlığım var, bu sefer de üstü kalsın…

Odasına geçti, üzerine kalınca ama rahat bir şeyler giydi. Onu yollara taşıyan sırt çantasına bir şeyler tıkıştırdı. Yol zamanıydı şimdi. Bazen yeni yollara çıkmak için yoldan çıkmak gerek madem ki.. Tatlı tatlı gülümsedi, evine, dokunmadığı sürece akordu bozuk bir enstruman hissiyatı uyandıran eşyalarına şöyle bir baktı ‘Görüşürüz sevgili ev, şimdilik hoşçakal diyerek kapıyı açıp hızlı adımlarla yola koyuldu. Terminale varması beş dakika kadar sürdü, ilk gözüne ilişen satış noktasına girdi, bilet satıcısı nazikçe günaydın nereye vb. gibi klasik konuşmalarını yaptı. Kadın hafiften tek kaşını kaldırıp, alaycı bir sesle ” elinizde neresi var? ama gidiş dönüş olsun, tekrar gitmek için dönmem gerek”…

 

Neco Ocak

Bir yanıt yazın