Yaz ve Yarat Çemberi

Bin Kedinin Rüyası

kedi

Bu hikaye, Yaz ve Yarat ve Gamfed Hikayeleştirme Ekibi ile “Devamı Sende” etkinliği ile yaratılmıştır.

Yazarlar

Canan Kılınç

Şule Küçük

Anıl Güngördü

Gökçe Nur Erdoğan

Gülizar Kısa

Sümeyye Hopurcuoğlu İpek

Ercan Altuğ Yılmaz

Semiha Atalay

Özge Aslı Koçak

Oğuz Duman 

Elif Özcan

Nagihan İlaslan

 

Başlangıç

“Halinden mutlu bir ev kedisi kızışma döneminde evden kaçar ve hamile kalır. Buna kızan sahibi yavrularını doğdukları gibi boğar. O gece, evlatlarını kaybetmiş kedi uykusunda rüyalar tanrısını görür ve ona neden böyle olduğunu sorar. Tanrı ona geçmişte dünyaya kedilerin hükmettiğini, ama rüyalarını ortaklaştıran insanların dünyayı kendi hayallerine göre şekillendirip egemenliği kedilerden çaldığını anlatır. Ve eğer yalnızca bin tane kedi dahi rüyalarını ortaklaştırabilirse, dünya tekrar onların olacaktır. Evlatlarını kaybetmiş kedi uyandığı gibi evden kaçar ve kendisiyle aynı rüyayı paylaşmaya ikna olacak bin türdeşini aramak için yollara düşer.”

(Sandman 3. Cilt, İkinci Bölüm. Neil Gaiman)

 

***

Gökyüzündeki yıldızlardan biri:

Gündüz gece her şeye hakimiz. Sadece geceleri görünürlüğümüz arttığı ölçüde etkimiz de artar. Kedilerin insanlarla yaşadığı dengesiz ilişkiyi ışık hızıyla yüzyıllardır izlemekteyiz ve insanların yaptıklarını gördükçe bin kediye seslenmeye çalışan bu acılı anne kediyi yıldızlar olarak desteklemeye karar verdik. Geceleri parladıkça yeniden dengenin gelmesine katkı sağlayacağız.

 

*

Anne kedinin yavrularını boğan adamın karısı:

Altı yıl önce kocasının hapishane duvarlarına attığı çizikleri tek tek toplar gibi geceleri  gökyüzündeki yıldızları saymayı bırakmıştı. “Aynı babası gibi” dedikleri iki çocuğu ve bir kedisiyle yapayalnız kalmıştı.Yine ağlamıştı, artık gökyüzündeki yıldızlar da ona teselli vermiyordu, bu yalnızlık onun ruhunu kemiriyordu. Yavru kedilerin boğulmasının suçluluğunu hâlâ hissederken kocasının hayatını karartmasına nasıl izin vermişti düşünüyordu.

 

*

Kadının yüreği:

Hem kendi acısı hem de kedilerinin başına gelenlerle paramparça olmuştu. Kedileri, onun için sadece evcil hayvanlar değil, aile üyeleriydi. Onlar da kocasının hiddetine ve şiddetine maruz kalmıştı, sadece kadına değil, evdeki sevimli dostlara da zarar vermişti. Kadın, kendi yaşadığı acıları kedileriyle paylaşıyor, onların masumiyeti ve sevgisi, içindeki umudu canlı tutuyordu. Kediler, onun için birer terapist gibiydi. Gece gündüz yanında olan bu sevimli yaratıklar, ona moral ve güç veriyordu.

Bir gece, kadın karanlık odasında otururken, kedileri yanına geldi.

 

*

Yavru kedilerden biri:

 İçli içli ağlıyordu yavru kediler, birden annelerine sarılır gibi kadına sarıldılar kadın da kedilere sarıldı. Sanki tüm dertlerini sarılarak anlatıyorlardı, dertlerini sarılarak döküyorlardı. Öylece sarılırken uyuyakaldılar. Sabah uyandıklarında farklı bir dünyada buldular kendilerini. Sanki o kötü anıların hepsi birden yok olmuştu. Bu dünya güzelliklerle doluydu.

 

*

Ağlayan yavru kedi:

Her taraf yemyeşildi, bir gökkuşağını andıran rengarenk çiçeklerle dolu. Kovalamayı her zaman çok sevdiği binlerce kelebeklerin uçuştuğu, oynamak için ağaçlara tırmandığı ama hep kaçan o güzelim kuşların huzur veren ötüşleri. Huzur, mutluluk ne kadar yabancıydı bu duyguya. En son içli içli ağlayışını anımsadı, kardeşlerinin ona sarılmasını. Ama sanki çok eski birer anı gibiydi hepsi şu anda.  Doyasıya derin bir nefes aldı ve yürümeye başladı. Biraz ilerde kendisi gibi gün yüzü görmeyen sahibini gördü, güneş gibi parlayan yüzüyle ne de mutluydu. Daha önce hiç görmediği kedi yavrularıyla çocuklar gibi oynuyor, sarılıyor, öpüyordu her birini. Aralarına katılmak için uçarcasına koşmaya başladı. Kelebekler ona eşlik ediyor, kuşlar şarkı söyler gibi şakıyordu. Yanlarına yaklaştığında kediciklerin ne kadar fazla olduğunu gördü, miniciktiler ama büyük kediler de vardı. Bir yandan seviniyordu ne kadar arkadaşım oldu diye ama bu kadar kedi nerden geldi diye  merak da etmişti. Kimdi bu kedi yavruları ve diğer kediler?

 

*

Ağaç Ruhu:

Her şey çok güzeldi. Neredeydi? 

Koşarak derenin kenarına indi. Geldiği yerde her şeyin değiştiği gibi kendisi de farklıydı. Derede yansımasına baktığı anda bir ağaç ruhu olduğunu fark etti. Derenin dalgalanan suyunda belli belirsiz kafasının üstünden çıkan ağaç yaprakları ve elmalar… Ayakları birer ağaç köküne dönmeye başlamış, gövdesi kütüğe benzemeye başlamıştı. Bütün kötülüklerin bittiği yerde sadece kendisi ve yavru kediler ile bir yaşam başlayacaktı. Sanırım burası kedilerin evreniydi.

 

*

Bir kedi:

Bu dönüşüm onu çok korkutmuş ve başka evren hikayelerine de çoğunlukla ürpererek dinlediğinden kendini oldukça huzursuz hissetti. Eski dünyadaki sevdikleri hayalleri hepsi bu ağacın içine mi hapsolacak hiç geri dönemeyeceğini düşündü. Ancak bu kedi evrende keşfedeceği şeyler içinde çok heyecanlandı.

 

*

Keşifçi Cesur Kedi:

Kedinin içindeki heyecan, korkuya karşı üstünlük kazanmaya başladı. Evrenin derinliklerinde keşfedilecek sırlar, bilinmeyen diyarlar ve maceraların verdiği coşku, onun içindeki endişeyi bastırmaya yetiyordu. Belki de bu yolculuk, eski dünyadaki hayallerin ötesine geçmek için bir fırsattı.

Kedinin içindeki bu karışık duygularla, cesareti arttı. Etrafındaki her şeye dikkatlice baktı ve içinde bulunduğu anın tadını çıkarmaya karar verdi. Geçmişin özlemi ve geleceğin belirsizliği arasında sıkışmış gibi hissetse de, şimdi önünde yeni bir serüven vardı ve o, bu serüveni en iyi şekilde değerlendirmeye kararlıydı.

Kedi, içindeki merakı ve cesaretiyle, bilinmeyenin cesur keşifçisi olmaya karar verdi. Artık geçmişin hüzün dolu anılarına takılıp kalmayacak, geleceğin heyecan verici sürprizlerini keşfetmek için adımlarını kararlılıkla atmaya başlayacaktı. Ve belki de, bu evrenin derinliklerinde, beklediği cevapları bulabileceği bir yol olacaktı.

 

*

Rüya Tanrısı:

Rüya tanrısı kedinin neler yapacağını merak ediyordu. Milyonlarca yıldır rüyalara hükmeden kendisi bile kediler ve insanlar arasındaki savaşın nasıl sonuciçlanacağından emin degildi. İnsanlar kendi çıkarları konusunda birleşmekte her zaman becerikli olmuşlardı.Tanrı bunu çok iyi biliyordu, peki ya kediler? Bin kedi rüyalarını ortaklaştırmak konusunda aynı isteğe sahip olacaklar mıydı ? Acılı anne kedi ve sahiplerine düşkün diğer kediler. İkna etmesi kolay olmayacaktı, bundan hiç kuşkusu yoktu. Dünyanın hakimiyetinin tekrar kedilere geçmesi mümkün müydü? Tek emin olduğu şey anne kedinin evlatlarının acısıyla her şeyini feda edebilecek kararlılığa sahip olduğuydu. Gözlerinde görmüştü intikam ateşini. Verdiği bilgi kedinin gözlerindeki ateşi daha da harlamıştı. Demek ki insanlar evlatlarını boğmakla kalmamış bir de kedilerin egemenliğini çalarak dünyaya hakim olmuşlardı. İçindeki acı büyüyerek gözlerinden taşacak gibiydi. Düşüncelerinden sıyrılan Tanrı, her şeyden habersiz rüya gören insanlara bakarken uykularında ne kadar savunmasız ve masum göründüklerini düşündü. Ancak belki de çok yakında onlar için kıyamet kopacaktı.

 

*

Duygusal kedi:

Çoğu kedi kedi evrenine alışmış gibi görünüp gülüp eğlenip keşif yapıyorlardı. Ancak duygusal kedi, eski evreninde kalan ip yumağı ile yaşadığı günleri düşünüp özlüyordu. Elinde olsa tüm kötülüklere rağmen ip yumağını görmek için eski yaşadığı pis evrene dönmeyi göze alabilirdi, ancak bunun gerçekleşemeyeceğini bildiği için kendini yiyip bitiriyordu. Bu durumun farkında olan baba kedi, çözüm yolu aramaya başladı. Bir gün kediler kendi aralarında miyavlarken onlara kulak misafiri oldu, “bilge kedi” diye bir kedi olduğunu ve her şeyi bildiğini söylüyorlardı. Baba kedi, duygusal kediyi alıp bilge kediye gitti ve durumu anlattılar. Bilge kedi, bunun mümkün olduğunu söyledi. Yumağını farklı bir boyutta görmek için lazer vadisini geçip kedi kumu tepesine tırmanması gerektiğini ve rüya Tanrısını gerçek sevginin gücüne inandırabilirse bunu gerçekleştirebileceğini  açıkladı.

Ama bu o kadarda kolay değildi çünkü…

 

*

Bilge Kedi:

 Onların işi zor olacaktı çünkü onlara ben Bilge Kedi yollarındaki en büyük tehlikeden bahsetmemiştim. Evet insanlar zaman zaman bizlere büyük acılar çektirdiler ve bizim üstün olduğumuz dengeyi değiştirdiler. Fakat eğer bu anne kedi ve peşine taktığı hayalperest kediler gerçekten rüyalarını birleştirirse evrenimizin dengesi değişir ve bu değişikliğin neyle sonuçlanacağını kimse bilemez. Ben yaşlı görmüş geçirmiş bir kediyim evrenin kedilerin hakimiyetinden insanların hakimiyetine geçtiği kadim zamanları dahi gördüm. Eski zihinler için yerleşmiş düzenin değişmesi ve bilinmezlik ihtimali her zaman rahatsız edici olmuştur zaten. Şimdi bu yumak macerası uğruna aynı amaçta toplanan kediler yolculuğun sonunda değil, amaçlarına ulaşacaklarının ve rüyalarını birleştirdiklerinin farkında bile değiller. Ama onlara bahsetmediğim boyut kapısındaki dev insan nöbetçilerle karşılaşınca yaşayacakları hezimet bunların hepsini boşa çıkaracak. Sihirli küremden görebiliyorum. Rüya tanrısının huzuruna çıkmadan önceki son tepedeler şimdi, az sonra insan muhafızlar ve kadim kapı gözlerine ilişir. Bakalım umutları, acıları ve cesaretleri onları amaçlarına ulaştırmaya yeterli olacak mı?

 

*

Kedileri boğan adamın 3 yaşındaki oğlu:

Annesinin geceleri yıldızlara bakarken gözlerinde beliren hüzünle soyledigi ninni ve anne kedinin sobanın kenarında yatarken çıkardığı mırıltı ile uykuya dalan cocuk, rüyasında görmüştü kedisinin acılı ve bir o kadar kararlı serüvenini oysa. Cesurca yaklaşımı ile Bilge kediye vardıklarında, evin oğlu da şahit olmuştu bu yaşananlara, sanki bir izleyici gibi. Kedilerin kararlılığı ile insan bekçilerin gözlerindeki güç birleşmişti o anda, ancak kediler insanların sahip oldukları yetenekler karşısında ne kadar da az vicdanlı olduklarını bir kez daha anladılar o sırada. Evrene hakim olmaktan ziyade onlar gibi olmamayı tercih ettiler sevgi ve aidiyet dolu yürekleri ile. Annesi gibi kedilerini çok seven çocuk, uyandı bir anda gündüz uykusundan. Yavru kedileri görmüştü oysa doğduklarında, yeni telaffuz edebildiği kelimelerle oluşturduğu sorusunu yöneltti babasına: Yavrular nerede? O anda cevap veremedi adam ama çocuğun gözlerindeki masumiyet, ona yavru kedilerin boğulurken savunmasızlığını anımsattı. Yüreğinde hissettiği ağırlıkla uzaklaştı oğlunun karşısından. Eve tekrar geldiğinde kucağında minik bir yavru kedi ile, karşısında tüm masumiyeti ile gülen oğlu karşıladı onu. 

 

Denge, kediler ile insanların hayallerini birleştirdiği yerde olabilir miydi?

 

***

Bir yanıt yazın