Günebakan
Nahoş bir şeyler oluyordu gün gün, durmuyordu yaşam. Gözler önüne serilen gerçeklerin sertliği insanın korkaklığı ile birleşince rutine bağlanır hayat. Gidemediğin için kaldığın yerler, konuşamadığın için sustuğun şeyler ve hayallerin. Yol almak gerekirdi, oysa sadece yoldan geçtik. Çürümüş dizlerinin üzerine çök ve düşün, bugün dünden daha mı iyi?
Kim bulur içinde seni. İnsanın acıya en yakın olduğu an her şeyini kaybettiğini hissettiği andır ve o an neyi sevdiğini anlarsın. Ve dünyaya bakarsın, küçük bir manzaradan görülmez dünya, küçük bir andan tanınmaz insan. Anlar vardır; dünyanın en güzel hissini yaşadığını sandığın. Anlar vardır; dünyanın yıkıldığını sandığın. Varla yok arasında var olmaya devam etmektir hayat; gün yüzü görmemiş çiçekler gibi bekler güneşi, suyunu köklerinde bulur.